İnsanların dış görünümle ilgili ilk algısı saniyeler içinde oluşur ve bu algı çoğu zaman giyilen parçaların fiyatından değil, nasıl kullanıldığından etkilenir. Pahalı görünmek, yüksek harcamalarla değil, doğru tercihlerle mümkün olur. Özellikle az bütçeyle şık görünmek isteyenler için küçük ayrıntılar büyük fark yaratır. Günlük kombinlerden ofis stiline, hafta sonu rahatlığından smart casual giyim anlayışına kadar birçok alanda bilinçli seçimler daha üst seviyede bir izlenim oluşturur.
Bir görünümün kaliteli algılanması için önce temel parçaların doğru seçilmesi gerekir. Çünkü çok özel parçalar değil, en sık kullanılan ürünler genel etkiyi belirler. Tişört, gömlek, pantolon, ceket ve ayakkabı gibi ana ürünler planlı seçildiğinde şık görünmek için ipuçları kendiliğinden ortaya çıkar.
Kıyafetin vücuda ne şekilde oturduğu, marka etiketinden çok daha belirleyicidir. Bol kalan omuzlar, fazlalık yapan paçalar veya bel kısmında toplanan kumaş görüntüyü doğrudan aşağı çeker. Bedeninize en yakın kalıbı seçmek ve gerekirse terzi desteği almak görünümü üst seviyeye taşır.

Bir kombinde çok fazla renk kullanmak çoğu zaman kontrolsüz bir izlenim oluşturur. Siyah, lacivert, gri, bej ve toprak tonları birlikte kullanıldığında gözü yormaz ve daha düzenli bir bütünlük sağlar.
Kombinin en fazla dikkat çeken parçası ayakkabıdır. Üzerinizdeki kıyafet ne kadar iyi olursa olsun bakımsız bir ayakkabı tüm görüntüyü aşağı çekebilir. Temiz ayakkabı şıklığı, genellikle fark edilmeden algıyı doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir.
Ayakkabı konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle sıralanabilir:
Günlük kullanım için düz tabanlı deri sneaker’lar, klasik kombinler için ise sade bağcıklı ayakkabılar daha kontrollü bir görüntü oluşturur. Aşırı detaylı ya da çok parlak modeller çoğu zaman kombin bütünlüğünü bozar.

Kıyafetlerin temizliği pahalı algısını doğrudan etkiler. Ütüsüz gömlek, tiftiklenmiş kazak, solmuş polo yaka tişört gibi detaylar kombinin etkisini ciddi biçimde düşürür. Oysa basit bakım alışkanlıklarıyla çok daha düzenli bir görüntü elde edilebilir.
Kıyafetlerde temizlik ve bakım alışkanlıklarında dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralanabilir:
Doğru şekilde yıkanan ve saklanan ürünler formunu uzun süre korur, bu da kişinin her zaman bakımlı bir görünüm sunmasına yardımcı olur. Özellikle ceket, pantolon ve gömlek gibi parçalar için uzun ömürlü olmaları ayrı önem taşır.
Günümüzde en çok tercih edilen stillerden biri smart casual giyim anlayışıdır. Ne fazla resmi ne de tamamen spor olan bu yapı, birçok ortam için güvenli bir tercihtir. Doğru uygulandığında hem rahat hem de düzenli bir görüntü sunar.
Düz bir tişört, kumaş pantolon ve temiz sneaker üçlüsü smart casual için ideal bir örnektir. Üzerine alınan hafif bir ceket görünümü daha güçlü hale getirir.
Gömlek, chino pantolon ve bağcıklı ayakkabı ile oluşturulan kombinler hem klasik ofis çizgisini korur hem de katı bir görüntü oluşturmaz.
Genel kombinin etkisi kadar küçük ayrıntılar da dışarıdan algılanan görüntüyü doğrudan değiştirir. Saat, kemer, çanta, çorap ve hatta düğme seçimleri bile toplam etki üzerinde belirleyici olur, bu nedenle detaylar pahalı gösterir ifadesi sadece bir iddia değil, doğrudan gözleme dayalı bir gerçektir.
Metal rengi ile kemer tokasının uyumlu olması veya saatin kıyafet tarzına göre seçilmesi kombinin daha kontrollü görünmesini sağlar. Fazla iri kasalar ya da aşırı gösterişli tokalar görüntüyü olduğundan daha dağınık gösterir.
Çanta ve cüzdan gibi ürünlerin yıpranmış olması, tüm kombinin etkisini aşağıya çeker. Düz renkli, logo yoğunluğu düşük modeller daha temiz bir algı oluşturur.
Yüksek bütçe olmadan da güçlü bir stil oluşturmak mümkündür, önemli olan alışveriş şeklidir. Plansız harcamalar yerine ihtiyaç odaklı ve uyumlu parçalar tercih edilmelidir.

Kaliteli parçaları daha uygun fiyatlarla almak sezon sonu dönemlerinde mümkündür. Özellikle ceket, mont ve ayakkabı gibi ürünlerde bu yöntem ciddi avantaj sağlar.
Tek başına şık görünen ama başka hiçbir ürünle uyum sağlamayan parçalar çoğu zaman dolapta atıl kalır. Her kombinle uyum sağlayabilecek ürünler uzun vadede çok daha verimlidir.
Kıyafet tek başına yeterli değildir. Dış görünümün verdiği etki, kişinin kendini nasıl taşıdığıyla doğrudan bağlantılıdır. Özgüvenli görünmek, giyim tarzının etkisini birkaç kat artırır. Omuzların toparlandığı, yürüyüşün kontrollü olduğu bir duruş karşı tarafta daha güçlü bir izlenim oluşturur.
Eğik yürüyen, sürekli yere bakan biri ne kadar iyi giyinirse giyinsin beklenen etkiyi oluşturamaz. Vücut kullanımındaki toparlanma, kıyafetlerin daha düzgün görünmesini sağlar.